İçeriğe atla
Bi'Klinik
Tüm yazılar

Klinikte hasta kaydı: hangi veriyi nasıl tutmalı?

Hasta kaydında hangi alan gerçekten gerekli, kimin görmesi lazım, kayıt nerede durmalı? Klinik sahibi için kayıt düzeninin pratiği, hukuki görüş değil.

Bi'Klinik Ekibi5 dk okuma

Kliniklerde kişisel veri konusu genelde yanlış yerden açılıyor: bir metin indiriliyor, duvara asılıyor, hastaya imzalatılıyor ve konu kapandı sanılıyor. Oysa iş formda değil, kaydın kendisinde başlıyor. Hangi bilgiyi neden tuttuğunuz, o bilgiyi kimin gördüğü ve kaydın nerede durduğu, bir metnin çözebileceği sorular değil.

Bu yazı kayıt düzeninin işletme tarafını anlatıyor. Hukuki görüş vermiyor, saklama süresi ya da rıza şartı yazmıyor. Güncel metinler için Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun kvkk.gov.tr adresindeki yayınlarına bakın, kliniğinizdeki karşılığını hukuk danışmanınızla belirleyin.

Her alanın arkasında yürüyen bir iş olmalı

Hasta kaydının işi üç başlıkta toplanıyor: kişiyi doğru tanımak, geçmiş işlemi bulmak ve parayı takip etmek. Bir alanı bu üçünden birine bağlayamıyorsanız, o alanı doldurmak kaydı zenginleştirmiyor; sonradan korunacak yükü büyütüyor.

Klinikler genelde tersini yapıyor. Kayıt formu bir kez hazırlanıyor, aklına gelen her alan ekleniyor ve yıllarca kimse dönüp bakmıyor. Sonuçta hiç kullanılmayan onlarca alan kayıtta duruyor. O alanların hepsi korunması, yedeklenmesi ve gerektiğinde hesabı verilmesi gereken bilgi.

Basit bir tazeleme yöntemi var: kayıt formunu açın, her alanın yanına o alanı son ne zaman ve ne için kullandığınızı yazın. Cevabı olmayan alanları çıkarın.

Sağlık verisinin Kişisel Verileri Koruma Kanunu'nun 6. maddesinde özel nitelikli kişisel veriler arasında sayıldığını da not edin. Bunun kliniğinizde hangi yükümlülüğü doğurduğunu bu sayfa yorumlamıyor; kanunun metni kurumun kendi sitesinde yayımlanıyor.

Kaydı kimin görmesi gerekiyor

Klinikte kayda bakan tek kişi yok. Randevuyu açan, işlemi giren, tahsilatı yapan ve raporu okuyan ayrı kişiler; hepsinin aynı bilgiye ihtiyacı yok. Resepsiyondaki kişinin randevu vermek için hastanın telefonuna ihtiyacı var, ay sonu ciro raporuna ihtiyacı yok.

Erişim iki soruyla kuruluyor:

  • Bu kişi ne yapabilsin? Cevabı roldür.
  • Hangi kaydı görebilsin? Cevabı şube yetkisidir.

İkisi de baştan seçilmezse herkes her şeyi görür. Sorun bu değil aslında; asıl sorun, sonradan kimin neye baktığı sorulduğunda elde cevap kalmaması.

Buradaki en yaygın hata ortak hesap. Resepsiyonda tek bir kullanıcı adıyla girilen bir sistemde kaydı kimin açtığı, kimin değiştirdiği ve kimin sildiği kaybolur. Yetki kıdeme göre değil işe göre verilir; yeni gelen personelin ne göreceği ilk gün seçilir.

Grup yazışması kayıt yerine geçmiyor

Kliniklerin en yaygın pratiği personel grubu. Hasta adı, telefonu ve ne yapılacağı gün içinde bir mesajlaşma grubunda konuşuluyor. Hızlı, kolay ve herkesin alıştığı bir yöntem. Ama o mesajlar kayıt değil.

Grubun yetkisi yok; grupta olan herkes her şeyi görüyor. Mesaj herkesin telefonuna kopyalanıyor, ayrılan kişide kalıyor ve sizin sildiğiniz mesaj onun telefonundan silinmiyor. Aynı bilgi kayıtta dururken kimin gördüğü belli oluyor ve kopya çoğalmıyor.

Grubu tamamen kapatmanız gerekmiyor. Kuralı basit tutun: grupta iş konuşulur, hasta bilgisi konuşulmaz. Hastaya ait olan her şey kayda yazılır, grupta yalnız kayda bakılması söylenir.

Kaç kopya dolaşıyor

Bir kliniğe "hasta bilgisi nerede duruyor" diye sorduğunuzda çoğu zaman tek bir cevap gelmiyor. Kayıt programında duruyor, bir de resepsiyonun bilgisayarındaki Excel dosyasında duruyor, bir de klinik telefonunun rehberinde duruyor, bir de masadaki randevu defterinde duruyor.

Her kopya ayrı bir yük. Hangisinin güncel olduğu bilinmiyor, hangisine kimin eriştiği bilinmiyor ve biri güncellendiğinde diğerleri eskiyor. Kişisel veri tarafındaki en somut iyileştirme genelde yeni bir araç almak değil, mevcut kopyaları teke indirmek.

Bir liste çıkarın: hasta adı ve telefonu bugün kliniğinizde kaç ayrı yerde yazılı? Kaydın asıl yeri hangisiyse onu seçin, diğerlerini o gün kapatın. Yedek almak başka bir şey, paralel kayıt tutmak başka.

İzin ayrı bir kayıttır

İzin tek parça değil. Hastanın kendi randevusuyla ilgili bilgilendirme ile duyuru, kampanya ve anket mesajı aynı kefeye girmiyor; dayanakları ayrı ve hangisinin hangi izne girdiği kliniğinizin uygulamasına göre değişiyor. Bu ayrımı hukuk danışmanınızla netleştirin, ikisini tek kutuya bağlamayın.

Pratik tarafı ise şu: izin sözle alınmıyor, kayıtta duruyor. Hasta iznini geri aldığında kaydın aynı gün güncellenmesi gerekiyor; yoksa bir sonraki mesaj eski bilgiye göre gidiyor ve siz o mesajı geri alamıyorsunuz.

Bi'Klinik'te iletişim izni hasta listesinde tel onay ve mail onay kolonu olarak görünüyor, yani izin bir cümle değil kaydın bir alanı. Hasta kartındaki bildirimler ve dokümanlar sekmeleri de yetkiye bağlı çalışıyor.

Personel çıkarken erişim de çıkar

Bu işin en çok atlanan yeri personel değişikliği. Çıkış günü el sıkışılıyor, sistem girişi haftalarca açık kalıyor ve kimse fark etmiyor. Ortak kullanılan parolalar da genelde hiç değişmiyor.

Doğrusu erişimi kesmek, kaydı silmek değil. Kişinin geçmişte açtığı randevu ve girdiği işlem kayıtta kalmalı, kimin yaptığı görünmeli; kapatılan şey o kişinin bugünden sonra bakabilmesi. Hesabı sildiğinizde geçmişte kimin ne yaptığı da bulanıklaşıyor. Bi'Klinik'te bunun karşılığı personel ekranındaki girişi kapat aksiyonu; kayıt klinikte kalıyor, erişim kapanıyor.

Ayrılış gününe bağlanacak kısa bir liste tutun: sistem girişi kapatıldı mı, ortak parolalar değişti mi, cihazlarda açık oturum kaldı mı, klinik telefonundaki uygulamalardan çıkış yapıldı mı.

Kâğıttan kayda geçerken

Kâğıt dosyadan dijital kayda geçen kliniklerin çoğu iki düzeni bir süre birlikte yürütüyor. En riskli dönem bu. Aynı hastanın iki ayrı kaydı oluyor, hangisinin güncel olduğu bilinmiyor ve kimse eskisini kapatmıyor.

Geçişi tarih vererek yapın: belirlediğiniz günden sonra açılan her kayıt yeni düzende açılır, eski dosyalar kilitli dolapta arşiv olarak durur ve yalnız gerektiğinde bakılır. İki düzeni paralel yürütmek, ikisini birden korumak zorunda kalmak demek.

Sorumluluk klinikte kalıyor

Kayıt programı bilgiyi tutuyor, sorumluluğu üstlenmiyor. Hastaya karşı veri sorumlusu klinik olduğu için aydınlatma metni, izin düzeni ve hastadan gelen başvuruların karşılanması kliniğin kendi işi. Yazılım sağlayıcısı bunları sizin adınıza yerine getirmiyor; yetkiyi, izni ve erişimi ayarlayan da siz oluyorsunuz.

Bu yazı işleyişi anlatıyor, hukuki görüş vermiyor. Metinlerinizi hukuk danışmanınızla hazırlayın, dayanak olarak Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun kvkk.gov.tr adresindeki kendi yayınlarını esas alın.

Konunun kayıt tarafını hasta kayıtlarında kişisel veri rehberinde ayrıca ele alıyoruz. Hasta kartının hangi alanları taşıdığını, rol ve şube yetkisinin nerede seçildiğini görmek isterseniz hasta takip programı sayfasına bakabilirsiniz.

Kliniğini Bi'Klinik'e taşı.

30 dakikalık ücretsiz demoda, kliniğine özel kurulumu birlikte görelim.

Beni arayın

Bunları da okuyabilirsin